KARADELİK TEHLİKESİ

20. yüzyılda evrendeki gök cisimleri ile ilgili pek çok yeni keşif yapılmıştır. Günümüzde henüz yeni tanınan bu cisimlerden biri de karadeliklerdir. Karadelikler, yakıtı tükenen bir yıldızın kendi içine doğru büzülmesi ve en sonunda, yıldız yerine sınırsız yoğunlukta ve sıfır hacimde çok büyük bir çekim alanının ortaya çıkmasıyla oluşmaktadır. Karadeliği, yüzey yerçekimi oldukça güçlü olduğu ve ışık içinden kaçamadığı için, en büyük teleskoplarla bile göremeyiz. İçine çöken yıldız, ancak bulunduğu yerin çevresine olan etkisiyle algılanabilir. Allah, Vakıa Suresi'nde yıldızların yerleri üzerine yemin ederek bu konuya şöyle dikkat çekmiştir:

Hayır, yıldızların yer (mevki)lerine yemin ederim. Şüphesiz bu, eğer bilirseniz gerçekten büyük bir yemindir. (Vakıa Suresi, 75-76)

Vakıa suresinin 75.ayetinde yıldızların yerine yemin edilmektedir, hemen ardından bu yemin'in büyüklüğüne dikkat çekilmektedir.Bu çok özel bir durumdur, çünkü Kuran`da bu tarzda birçok yemin olmasına rağmen bir tek burada bu yeminin büyüklüğüne dikkat çekilmiştir.

Karadelik, bir kütlenin, ışığın sızamayacağı kadar küçük bir alanda toplanmasıdır. Şiddetli çekim alanı, fotonları ve en hızlı parçacıkları dahi bu bölgede hapseder. Güneş'in 3 katı büyüklüğündeki kütleye sahip tipik bir yıldızın yanması ve patlaması sonucunda oluşan karadeliğin çapı sadece 20 km kadardır. Kara delikler "kara"dır, yani doğrudan gözlemlemek mümkün değildir. Kendilerini dolaylı olarak, diğer gök cisimlerine uyguladıkları yüksek çekim güçleriyle belli ederler. Aşağıdaki ayette de kıyamet günü tasvirlerinin yanı sıra, bir yönüyle de karadeliklerle ilgili bu bilimsel bulguya işaret ediliyor olabilir:

Yıldızlar 'örtülüp (ışıkları) silindiği' zaman, (Mürselat Suresi, 8)

Ayrıca büyük kütleye sahip yıldızlar uzayda bükülmeye sebep olurlar. Fakat karadelikler sadece uzayda bükülmeye sebep olmaz, aynı zamanda uzayı delip geçerler. Bu sönmüş yıldızların, karadelikler olarak adlandırılmalarının nedeni de budur.

Tarık Suresi'nin üçüncü ayetinde ise "delen yıldız"dan söz edilmektedir:

Göğe ve Tarık'a andolsun, Tarık'ın ne olduğunu sana bildiren nedir? (Karanlığı) Delen yıldızdır. (Tarık Suresi, 1-3)

Bu noktalar üzerinde biraz düşünecek olursak, muazzam büyüklükteki bir evrende ve devasa gök cisimleri arasında küçücük bir gezegende boşlukta yüzdüğümüzü anlarız. Tüm evreni bir uyum içinde bir arada tutan ve kozmik felaketleri engelleyen kudretin sahibi Rabbimiz olan Allah’tır.  Evrenin her an Allah’ın kontrolü altında bulunduğu bir Kuran ayetinde şöyle haber verilir:

“Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, Kendisinden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, Halim'dir, bağışlayandır.” (Fatır Suresi, 41)

Dünyamızın da içinde bulunduğu Samanyolu galaksisinde halen aktif halde bulunan bir karadelik bulunmaktadır ve her an dünyamızın da bu karadeliğin içine girip yok olma riski mevcuttur. Bizlerin ise buna engel olabilecek bir gücü yoktur. Tek güç sahibi Allah’tır ve Allah dilerse dünya ve üzerinde yaşayan tüm canlılık bir anda yok olabilir. Bizler bu kadar aciz ve çaresizken, nasıl oluyorda bir anda yok olacak dünyaya bu derece bağlanıyor ve peşinden gidebiliyoruz?

Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz? (6/32)