MİKRODÜNYA KARŞISINDAKİ ACİZLİĞİMİZ

Çevremizde yaşamımız için vazgeçilmez öneme sahip mikroorganizmalar vardır. Gözle görülemeyecek kadar  küçük  olan  bu mikroorganizmalar yeryüzünün her  yanına yayılmışlardır ve insan yaşamı için çok önemlidirler. Mikrop olarak bildiğimiz bakteriler aslında hayatta kalabilmemiz için gereklidirler. Bu ,insanın acizliğini gösteren  örneklerden sadece bir tanesidir. Bizler, gözle görülemeyen bu canlıların son derece basit varlıklar olduklarını düşünürüz. Oysa ,bakterilerin dışında  çevremizde bulunan ve sayısı bile tahmin edilemeyen  diğer mikroorganizmalar da  dünyadaki dengeyi sağlamaktadırlar.Bakteriler ancak elektron mikroskobuyla görülebilen  canlılardır.Bu kadar küçük olmalarına rağmen bünyelerinde birçok özellik barındırmaktadırlar.Şu andaki teknoloji de bakterilerin çeşitlilikleri hakkında bize tam bir bilgi verememektedir.  Bu bize Allah’ın yaratmasındaki üstün aklı göstermektedir. Yaşamak için ,bu gözle görülemeyen canlılara muhtaç olduğumuzu düşündüğümüzde  acizliğimizi daha iyi anlayabiliriz.Allah’ın insanlara uyarı olarak gönderdiği Kuran-ı Kerim’de  bu konu şöyle vurgulanmıştır;

Ey insanlar, siz Allah'a (karşı fakir olan) muhtaçlarsınız; Allah ise, Ğaniy (hiç bir şeye ihtiyacı olmayan)dır, Hamid (övülmeye layık)tır. (FATIR SURESİ-15)

Bakteriler insanı hayrete düşürecek birçok özelliğe sahiptirler. Soluduğumuz oksijenden yediğimiz yemeğe, kullandığımız antibiyotiklere kadar, sayısız hayati olgunun içinde, bakteriler önemli bir rol oynarlar. . Örneğin, azot bakteriler tarafından sağlanır. Aynı zamanda bakteriler ve algler (su yosunları), fotosentez yapabilme yeteneğine sahiptirler ve bu görevi bitkilerle paylaşırlar.Bakteriler canlılığın dengesini sağlamada çok büyük önem taşırlar.

Bakteriler insan vücudunda da  çeşitli faydalar sağlamaktadırlar. İnsan cildinin 1 santimetre karesinde 10 milyon kadar bakteri bulunmaktadır. Dilimizin üstünde de 80 farklı tür bakteri yaşamaktadır. Yediğimiz çeşitli besinlerle, vücudumuza zarar verecek  organizmalar girer. Bu zararlı organizmalar, başta mide kanseri olmak üzere çeşitli hastalıklara neden olabilirler. Ancak bu zararlı maddeler bazen vücuda zarar vermeden yok edilirler. Bu yok etme işlemini dilin arka tarafında bulunan tat tomurcukları arasında yaşayan bakteriler yapmaktadır. Bu işlem dişetlerinin çevresinde de gerçekleşir. Bu sayede vücudumuz çeşitli hastalıklardan korunmuş olur.

Aynı şekilde bağırsaklarımızda da  birçok bakteri çeşidi  bulunmaktadır ve herbirinin farklı görevleri vardır.Bir santimetre kare insan bağırsağında 10 milyar bakteri bulunmaktadır. Bakteriler, insan bağırsağında sindirim ve vitamin emilimi gibi birtakım işlemler gerçekleştirirken, aynı zamanda zararlı bakterilerin hastalık yapmalarını da engellerler. Bakterilerin yardımı ile bağırsaklar, işlevsellik kazanırken, bağışıklık sistemi de güçlenir.   

Canlılar için sayılamayacak kadar faydası olan bakterilerin  bir kısmı da zararlıdır.Hastalıkların sebebi bakterilerdir.Gözle görülemeyecek kadar küçük  olan bu canlılar , kendisinden  milyarlarca kat büyük  olan  bir canlının vücüduna girerek o canlıyı hasta edebilir, hatta ölümüne sebep olabilir.Zararlı bakteriler vücuda genellikle gıdalar yoluyla girerler. Bazı bakteriler ise riskli gıdalarda çoğalma imkanı bularak zehirlenmelere yol açabilirler.

 

Burada faydalarından ve zararlarından bahsettiğimiz  bakteriler aslında gözle görülemeyecek kadar küçük , aklı ,şuuru olmayan canlılardır.Bu nedenle kendi kendine karar alıp bu kararı uygulayabilicek varlıklar değildirler.Evrimcilerin iddia ettiği gibi,belli bir süreçten geçip ,meydana gelen varlıklar da değildirler. Bakterileri Allah yaratmıştır ve  Allah’ın ilhamıyla hareket etmektedirler.Allah ‘ın izni olmadan hareket edemeyen bu canlılar,  yaşamımız için Allah tarafından  bizim emrimize verilmiştir.Gözümüzle gördüğümüz ya da görmediğimiz her şeyin Allah tarafından yaratıldığı ve Allah’a teslim olduğu Kuran’ı Kerim ‘de bizlere bildirilmiştir.

...Oysa göklerde ve yerde her ne varsa -istese de, istemese de- O'na teslim olmuştur ve O'na döndürülmektedirler.   (Al-i İmran Suresi / 83)

...O'nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiç bir canlı yoktur...  (Hud Suresi/ 56)

Bakterilerin başka özellikleri de vardır. Yeryüzündeki demir yataklarının kaynağı bakterilerdir.Demir, vücudumuz için çok önemlidir.Bakteriler vücudumuzun demir ihtiyacını karşılayabilme konusunda da faydalıdırlar.Suyun içinde erimiş olarak bulunan demiri tüketerek kendi vücutlarında yoğunlaştırırlar  ve  demir yatakları meydana getirirler.Demir yatakları kazıldığı zaman ,demir molekülleri havaya karışır ve soluduğumuz hava yoluyla vücudumuza  girer. Böylece vücudun ihityaçlarından biri olan demir karşılanmış olur.



Demirin yanı sıra  petrolün de kaynağı bakterilerdir. Bakterilerin petrol üretebilmeleri için bulundukları ortamın oksijensiz ve sıcaklığın 150 derecenin  altında olup, basıncın birkaç milyon yıl sürmesi gerekir.Aklı ve şuuru olmayan bu canlılar, uzun yıllar boyunca sadece insanlığın yararı için böyle bir faaliyette bulunmaktadırlar.

Burada bakterilerin insanlığa  sağladığı faydaların sadece az bir kısmından bahsettik.Ama bu örnekler bile  aczimizi anlamamız için yeterlidir.İnsan  yaşamı için gerekli olan oksijeni kendi üretemez ,kendi vücuduna  yarar ya da zarar  sağlayamaz . Demiri ,petrolü üretmek için bakteriler gibi faaliyette bulunamaz. Ama gözle görülemeyecek kadar küçük olan bakteriler tüm bu işlemleri yapabilmektedirler ve bizim de yaşamımızı sürdürebilmemiz için bu küçük canlılara ihtiyacımız vardır. Bunları düşündüğümüzde ne kadar aciz olduğumuzu daha iyi kavrarız. Bu gerçek Kuran’da da şu şekilde belirtilmiştir.

Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır. (Casiye Suresi, 4)

ALGLER

Yaşamımızda önemli bir yer tutan mikroorganizmalardan bir diğeri de alglerdir. Algler fotosentez yaparak yaşamın temel taşlarından biri olan oksijeni üretmektedirler. Fotosentezi sadece yeşil bitkiler  yapar diye biliriz ama  insanın yaşamı için çok önemli olan bu işlem  aynı  zamanda  gözle  görülmeyen, sadece mikroskop altında gözlemlenebilen algler tarafından da gerçekleştirilmektedir.

Algler bu işlemi gerçekleştirirken hem kendi enerjilerini sağlarlar, hem de canlılığın devam etmesi için gerekli olan oksijenin % 70’ni  karşılarlar. Bu karmaşık işlemi insanlar yaşamlarını devam ettirebilmek için kendileri  yapamazlar. Fotosentezin, algler tarafından yapılması üstün bir aklın varlığını kanıtlar. Aynı zamanda insanın aczinin de  bir göstergesidir.


Alglerin bir diğer önemli  özelliği de, bu kadar küçük olmalarına rağmen dünyanın  iklimini sabit tutmalarıdır. Algler dimetilsülfit (DMS) adı verilen bir gaz üretir.Canlıların yaşaması için bu zor görevi mikron boyutundaki canlılar gerçekleştirmektedir.Ve bu zor görevi hatasız olarak yapmaktadırlar. Algler dimetilsülfit (DMS) adı verilen bir gaz üretir. Bu gaz, denizin hemen üstündeki havada oksijenle reaksiyona girerek katı taneciklere dönüşür. Böylelikle bulutlar meydana gelir.  Bu bulutlar da güneşten gelen  ışınları yansıtarak gezegeni olması gereken ısısında tutar. Dolayısıyla algler, gezegenin ısısını dengeleyecek kadar etkili ve önemli bir özelliğe sahiptirler. Diğer bi deyişle algler atmosferin ısısını etkileyebilecek güçteki özel bir gazı üretir ve bununla dünyayı, tüm canlıların yaşamasına olanak verecek ortalama bir ısıda tutabilir.

Gerçekleştirilen bu işlem,  dünyada yaşamın devam etmesi için çok önemlidir. Dünyanın ısısındaki çok ufak bir değişiklik yaşamın sona ermesine sebep olabilir.Bu da bize hayatta olmamızın ne denli  hassas dengelere bağlı olduğunu göstermektedir.Ve bu hassas dengeyi Allah’ın izniyle  gözle görülemeyen bir canlı gerçekleştirmektedir. Hiçbir gücü olmayan bir organizmanın böyle bir dengeyi sağlayabilmesi mümkün değildir.

Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.   (FURKAN SURESİ / 2)

Allah, tüm bu detayları bizim için yaratmıştır. Düşünüp akledebilelim ve Allah’ın gücünü daha iyi kavrayıp takdir edebilelim diye varetmiştir. Düşündüğümüz takdirde acizliğimizi daha iyi anlayıp Allah ‘a sığınırız. Allah’a olan korkumuz ve sevgimiz artar ve kendimizi Allah’a daha yakın hissederiz.  Aksi halde , bizim yaşamımız için bu kadar detay yaratan,kullarına karşı sonsuz merhametli olan Allah’ın azabıyla karşı karşıya kalırız.işte onların üstünde Allah'tan bir gazab vardır ve büyük azab onlarındır.   (NAHL SURESİ / 106)

"Gerçekten bize vahyolundu ki: Doğrusu azab, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir."   (TAHA SURESİ / 48)